O doğuştan Cengaver.. O
Doğuştan Cesur..
Gerçekten adı ile doğmuş, adı ile özdeşleşmiş.
Adını futbolunun karakteri yapmış..
Taraflı tarafsız milyonlarca futbolsever O'nun CESUR futbolu karşısında
O'na "Cesur", "Cengaver" adını, birer "Nişane" olarak takmışlar..
Kafası yarılsa da, kolu çıksa da, kaşı patlasa da, yüzünden kanlar aksa
da O savaşına devam ederek, "cesaretin" sembolü olmuş..
Evet o doğuştan "Cesur" doğmuş..
Baba Osman Korkmaz ve Anne Nevin Korkmaz ikinci erkek evlatlarının adını
"Cesur" olarak koymuşlar..
Evet Bülent Korkmaz olarak bildiğimiz Bülent'in gerçek adının "Cesur"
olduğunu, doğuştan ona "Cesur" adının verildiğini ve bunun nüfus kağıdı
alırken nüfus memuru tarafından "Bülent" olarak yazılarak
değiştirildiğini eminiz çoğunuz bilmiyordunuz.
..Evet o "Cesur" doğdu.. Adını yazarken nüfus memuru değiştirdi ama
futbol karakteri ile milyonlar adını O'na geri verdi hem de adının
doğuştan cesur olduğunu bilmeden..
Sonra bir erkek kardeşi daha doğdu. Baba Osman Korkmaz ve anne Nevin
Korkmaz ona da MERT adını verdiler. Ama bu defa Mert'in adını kütüğüne
kaydettirdiler..
Onlar doğuştan CESUR ve MERT kardeşlerdi...
Yıllar geçti futbol karakterleri isimleri ile özdeşleşti..
Cesur, Cengaver ve Büyük kaptan Türk futbolunun simge ismi oldu. Gururu
oldu..
İŞTE BÜLENT İN ÖZGEÇMİŞİ
24 Kasım 1968 tarihinde İstanbul'da doğdum.
Aslen Malatya Doğanyol Gevheruşağı köyündeniz..
Üç erkek kardeşiz. Abim Recep Korkmaz, kardeşim Mert Korkmaz.. Mert
memleketimizin takımı Malatyaspor'un oyuncusu.. Gerçekten başarılı ve
çok iyi bir futbolcu..
Annem Nevin Korkmaz, babam Osman Korkmaz doğduğumda adımı CESUR olarak
koymuşlar ancak nüfusa yazılırken Bülent olarak değiştirmiş memur..
Çocukluğum Fatih Edirnekapı'da geçti. İlkokulu bugünkü Vefa Stadı'nın
arkasında bulunan Hattat Rakım İlkokulunu bitirdim. İlkokul sıralarında
okul bahçesinde ve semtimizdeki arsalarda top oynuyorduk..
Edirnekapı'dan Florya'ya taşındık.
Evimiz Galatasaray'ın bugünkü tesislerinin karşısındaydı. ancak o zaman
böylesine modern değildi.
Hayatımın her dakikasında "Çocukluğumun aşkı" Galatasaray takımı tam
karşımdaydı.
"Galatasaray formasını bir gün giyeceğim" diyordum. Ama daha 11 yaşında
giyeceğimi rüyamda görsem inanamazdım.
Bir gün yine her zamanki gibi evimizin önündeki arsada top oynarken,
Galatasaray altyapısından Allah rahmet eylesin Salih Bulgurlu ve Ahmet
Keskinkılıç hocalarımız beni izlemişler beğenmişler, bana "Gel seni
Galatasaray'a alalım, gelir misin" dediler..
İşte o an Galatasaray maceram başladı
O gece sabaha kadar uyuyamadım..
11-12 yaşımda renklerine gönül verdiğim takımın futbolcusu olacaktım.
Ertesi günü iple çektim. Tuttuğum takımın, her gün uzaktan baktığım
Galatasaray kulübünün içindeydim artık.
Altyapıda oynarken Şenlikköy orta okulunu bitirdim.
Ahmet Keskinkılıç hocamızla beraber Yıldızlar İstanbul şampiyonu olduk.
14-16 yaş seçildim 14-16 da oynarken Bülent Ünder hocamız, beni genç
takıma davet etti. "Artık genç takımla idmanlara çıkacaksın" dedi.
Oynadığım her kategoride aynı hırs ve heyecanımla basamakları teker
teker çıkmaya başlamıştım. Genç takımla antrenmanlara çıkmaya başladım.
Gençler Türkiye şampiyonluğunu yaşadım. Bülent Ünder Hoca'mdan çok şey
öğrendim. Sonra U21 Türkiye şampiyonu olduk. O sırada ben hem genç
takım, u21 yani PAF takım, amatör ligde, 3.ligde her takımda oynuyordum
devamlı maç yapıyordum haftanın üç günü değişik kategorilerde
Galatasaray forması altında oynuyordum.
Bülent Ünder hocamla genç takımlar Türkiye şampiyonu olunca, Bülent
Ünder Hocam beni, ihsan, Hüseyin ve Tugay'ı A takıma teklif etti. Bu
mutlulukların en büyüğüydü. Basamakların en üstüydü. Derwall ve Mustafa
Denizli hocalarımız döneminde A takımla idmanlara çıkmaya başladık.
İnanılmaz bir duyguydu A takım idmanlarına çıkmak.. Mustafa Denizli
Hocam bana güvenerek, lig maçlarından ziyade Avrupa kupalarında görevler
verdi. Sanıyorum verilen görevleri en iyi şekilde yerine getirmek için
verdiğim mücadele takdir gördü ki A takım formasını daha sık giymeye
başladım..

BİR MUTLULUK DAHA.. TRANSFER DEĞİL EVLİLİK KONTRATI
A takımın çiçeği burnunda futbolcusuyken bir aile ortamında eşim Banu
ile tanıştım. Yıldırım aşkı bu olsa gerekti.. Bir yanda futbol aşkı ve
bir yanda ömür boyu sürecek bir evliliğin kıvılcımlarının atıldığı bir
aşk. Profesyonel olarak mukavele imzaladıktan 2 sene sonra kadar 22
yaşında evlendim.. Galatasaray'ıma olan 34 yıllık eşime olan 13 yıllık
(11 yılı evlilik) aşk devam ediyor. 9 Yaşında Selen Korkmaz, 4 yaşında
Ezgi Korkmaz adında iki kızım var. İnşallah Haziran'ın 15 inde 11.
evlilik yıl dönümümüzü kutlayacağız..
A takım.. Evlilik ve bu arada ihmal ettiğim tahsil yaşantımı devam
ettirmek istiyordum. Pertevniyal Lisesi gece bölümüne devam ettim. 2.
sınıfa geçtim ancak idmanlar, maçlar, deplasmanlar zor olduğundan liseyi
dışardan bitirmek zorunda kaldım ve Bakırköy Lisesinden diplomamı aldım.
Çok büyük futbolcularla, çok büyük teknik adamlarla, çok büyük
başarılar, heyecanlar yaşadım. Galatasaray benim yaşam sebebimdi.. Hala
da öyle..
Bugün düşündüğümde Edirnekapı'dan Florya'ya taşınmamızın benim
Galatasaray maceramın başlaması noktasında tam bir "Kader" olduğunu,
bunun Allah'ın bir lütfu olduğunu düşünüyorum.
12 yaşında kapısından girdiğim, formasını giydiğim Galatasaray'da 22
yılımı 34 yaşımı geride bıraktım..
Yani yolun yarısı.. Türkiye'de hiç bir futbolcuya nasip olmayan büyük
sevinçleri başarıları yaşadım.. Yurt içinden ve dışından bir çok
transfer teklifi almama rağmen asla ve asla Galatasaray'dan ayrılmayı
düşünmedim.
Sonuçta 21 yıllık bir serüvende Türkiye'den Dünyaya açılan UEFA Kupası
Şampiyonu Dünya Devi Galatasaray'a uzanan bir süreç.. Kapısından içeri
girdiğimde Avrupa'da adı pek bilinmeyen ama şimdi futbolcuları
Avrupa'nın en büyük kulüpleri tarafından paylaşılamayan bir
Galatasaray..
Avrupa ve Dünya futbolunda Marka olmuş bir takım..
Ve böylesine büyük bir kulübün kaptanı olmak gururların en büyüğü olsa
gerek..
Dünya markası olmamızda elbette yönetimlerin, teknik heyetlerin, kulüp
içindeki bütün görevlilerin ve bizlerin payı var, ancak Galatasaray'ı
Galatasaray yapan en büyük faktörlerden bir tanesi muhteşem
taraftarımız.. Ali Sami Yen'i cehenneme çeviren Avrupa takımlarının
yüreğine "Ali Sami Yen Hell" ateşini düşüren, en büyük desteğimiz,
sevinçleri ve üzüntüleri birlikte yaşadığımız o büyük taraftarımız
alkışların en büyüğünü hak ediyor..
İnşallah Galatasaray'ımızın tek hedefi kaldı o da şampiyonlar ligi
şampiyonluğu bu zafer de "Belki yarın, belki yarından da yakın".. |